Türkçenin Yaramaz İkizleri: Eş Sesli (Sesteş) Kelimeler Konu Anlatımı
Merhaba Gençler, Bugün Sesteş Kelimeleri Kökünden Çözüyoruz!
Eş sesli kelimeler (ya da kısa adıyla Sesteşler), yazılışları ve okunuşları tamamen aynı olan, ancak aralarında hiçbir anlam ilişkisi bulunmayan, tamamen farklı kavramları ifade eden sözcüklerdir. Bir kelimenin sesteş olabilmesi için, iki farklı anlamının da temel (gerçek) anlam olması ve bu anlamların birbiriyle mecaz, yan veya terim anlam ilişkisi kurmaması gerekir. Örneğin, “yüz” kelimesinin hem sayı hem de surat anlamına gelmesi, onu eş sesli yapar.
Eş Sesli Kelimeler (Sesteşler) Nedir?
Türkçe, kelime hazinesi açısından çok zengin bir dil ve bu zenginliğin en eğlenceli, bazen de en kafa karıştırıcı kısmı sesteşlerdir. Biz bu kelimelere, tıpkı aynı anda doğmuş ama farklı karakterlere sahip “yaramaz ikizler” diyoruz.
Diyelim ki bir kelime var: “Kaz”.
- Birinci anlam: Toprağı kazmak, çukur açmak eylemi. (Fiil)
- İkinci anlam: Beyaz tüylü, suda yüzen bir hayvan. (İsim)
Gördüğünüz gibi, bu iki “Kaz” arasında mantıksal bir bağ var mı? Hayır. İşte bu yüzden onlar eş sesli (sesteş).
Peki, Mecaz Anlam Neden Sesteş Sayılmaz?
Burada çok ince bir ayrım var ve sınavların en sevdiği tuzak da tam burası. Bir kelimenin gerçek anlamından yola çıkarak kazandığı yan veya mecaz anlamlar, o kelimeyi sesteş yapmaz. Neden mi? Çünkü aralarında anlam bağı vardır!
Örneğin, “Göz” kelimesini düşünelim:
- Gerçek Anlam: Vücudumuzdaki görme organı.
- Mecaz Anlam: İğnenin gözü (iğne deliği).
İğnenin deliğine “göz” dememizin sebebi, şekil olarak görme organına benzemesidir. Yani aralarında bir ilişki var. İlişki varsa, sesteşlik YOKTUR. Sesteşlikte anlamlar birbirine tamamen yabancı olmalıdır.
Sesteş Kelimelerin Derinliği: İşte Olayı Çözen Tablo
Şimdi gelin, en sık karşımıza çıkan sesteşleri ve onların birbirinden ne kadar bağımsız anlamlara sahip olduğunu tablo üzerinden görelim. Bu tabloyu aklınıza kazırsanız, artık sesteşlik sizin için cepte!
| Sesteş Kelime | Anlam 1 (İsim/Varlık) | Anlam 2 (Fiil/Eylem) | Anlam 3 (Sıfat/Renk vb.) |
|---|---|---|---|
| Yaz | Mevsim (Yaz geldi.) | Yazı yazmak eylemi (Deftere yaz.) | – |
| Kır | Doğal alan, ova (Kır gezisi.) | Kırmak eylemi (Vazoyu kırdı.) | Beyaz ve siyah karışımı renk (Kır saçlı.) |
| Gül | Çiçek türü (Kırmızı gül.) | Gülmek eylemi (Çok güldük.) | – |
| Ben | Kişi zamiri (Ben geldim.) | Ciltteki leke (Yüzündeki ben.) | – |
| At | Hayvan (Hızlı koşan at.) | Fırlatmak eylemi (Topu ileri at.) | – |
| Al | Kırmızı renk (Al bayrak.) | Almak eylemi (Kitabı al.) | – |
Aman Dikkat! Sesteşlikte Düzeltme İşareti (Şapka) Kuralı
Sınavlarda sizi düşürmek için kullanılan en büyük tuzak, düzeltme işareti (bizim bildiğimiz adıyla şapka) içeren kelimelerdir. Eğer bir kelimenin üzerinde düzeltme işareti (â, î, û) varsa, o kelime sesteşlikten çıkar. Neden mi? Çünkü artık okunuşları ve yazılışları aynı değildir!
Unutmayın: Sesteşlik için okunuş ve yazılış birebir aynı olmalı. Şapka, kelimenin okunuşunu uzatır ve anlamını tamamen değiştirir.
Sesteşliği Bozan İşaretler ve Karıştırılan Örnekler
Bu kelimeler birbirine çok benzer ama şapka yüzünden asla sesteş sayılmaz. Bunlara “Yalancı Sesteşler” diyebiliriz.
- Hala / Hâlâ:
- Hala: Babanın kız kardeşi. (Teyze değil, hala!)
- Hâlâ: Henüz, şu anda anlamında zaman zarfı. (Hâlâ bekliyorum.)
- Kar / Kâr:
- Kar: Gökten yağan beyaz örtü.
- Kâr: Kazanç, fayda. (İşten kâr ettik.)
- Adet / Âdet:
- Adet: Sayı, miktar. (Üç adet elma.)
- Âdet: Gelenek, alışkanlık. (Bizim âdetimizdir.)
Gördüğünüz gibi, şapka girdiği an kelimenin hem okunuşu hem de anlamı değişiyor. Bu yüzden bu çiftler, eş sesli DEĞİLDİR. Sınavda bu ayrımı yapan, soruyu doğru çözer.
Sesteşlikte Kök Farkı: Ortak Kökenli Kelimeler
Türkçede bazı kelimeler, kökleri aynı olmasına rağmen zamanla farklı anlamlar kazanmış gibi görünebilir. Ancak sesteşliğin temel kuralı neydi? Anlamlar arasında hiçbir bağ olmayacak.
Örneğin, “Yol” kelimesine bakalım:
- Birinci anlam: Üzerinde yürünen geçit.
- İkinci anlam: Tüy veya ot çekme eylemi (Yolmak fiili).
Bu iki “yol” birbirinden tamamen farklı kökenlere sahiptir (biri isim, biri fiil kökenli). Bu yüzden bunlar gerçel sesteşlerdir.
Peki ya “İnce” kelimesi?
- İnce (sıfat): Kalın olmayan.
- İnce (fiil): İncelemek.
Bu kelimeler sesteş midir? Hayır! Çünkü “incelemek” eylemi, bir şeyi detaylıca, “ince” ayrıntılarına kadar bakmak anlamına gelir. Yani aralarında bir anlam bağı vardır. Bu yüzden sesteşlik yoktur.
Konuyu Toparlayalım: Cümledeki Bağlamı Yakalamak
Peki, bir cümlede karşımıza çıkan kelimenin hangi anlamda kullanıldığını nasıl anlayacağız? Cevap basit: Bağlam.
Sesteş kelimeler, cümle içinde kullanıldıkları yere ve kendilerinden önceki/sonraki kelimelere göre anlam kazanır.
Örnek Cümle Analizi
Hadi “bin” kelimesini iki farklı bağlamda inceleyelim:
Cümle 1: “Annem, pazardan bin liralık alışveriş yapmış.”
Bu cümlede “bin”, bir sayısal değeri (1000) ifade ediyor. Burada isim görevindedir.
Cümle 2: “Tren gara yaklaştı, hemen vagona bin.”
Bu cümlede “bin”, bir araca çıkma eylemini (binmek) ifade ediyor. Burada fiil görevindedir.
Gördüğünüz gibi, aynı kelime ama farklı görevler ve farklı anlamlar. İşte sesteşliğin tüm esprisi budur. Sizin göreviniz, cümleyi okurken o kelimenin hangi role büründüğünü hemen fark etmek.
Unutmayın gençler, Türkçe öğrenmek bir dedektiflik işidir. Her kelimenin ardındaki sırrı çözmek, hem sınav başarınızı artırır hem de kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar. Bol bol okuyun, bol bol pratik yapın! Bu konu artık sizin için bitmiştir. Başarılar!







