Adlaşmış Sıfatlar: İsimleri Kovup Yerine Geçen Sözcüklerin Kahramanlık Öyküsü!
Adlaşmış Sıfat (Nominalized Adjective) Nedir?
Merhaba gençler, bugün dil bilgisi dersimizin en havalı konularından birini, Adlaşmış Sıfatları masaya yatırıyoruz. Hazırsanız başlayalım!
Adlaşmış sıfat, bir sıfatın nitelediği ismin cümlede kullanılmaması durumunda, o ismin görevini ve yerini üstlenmesidir. Yani, normalde bir ismi tanımlayan sıfat, isim ortadan kalkınca tek başına kalır ve ismin aldığı çekim eklerini (çoğul, hal, iyelik) alarak cümledeki görevini sürdürür. Bu, anlatımda ekonomi sağlar ve tekrara düşmeyi engeller.
Adlaşmış Sıfat Nasıl Oluşur? (İsmi Düşürme Sanatı)
Adlaşmış sıfatın oluşumu aslında çok basit bir mantığa dayanır: Gereksiz tekrarı önlemek. Türkçede sıfatlar, mutlaka bir isimle yan yana gelerek “sıfat tamlaması” kurar. Adlaşma, işte bu tamlamadaki ismin düşmesiyle gerçekleşir.
Adlaşmanın Temel Kuralı: İsim Düşer, Sıfat Yalnız Kalır
Bir sıfatın adlaşması için tek şart, nitelediği ismin cümleden atılmasıdır. Sıfat, bu ismin anlamını kendi üzerine alır ve artık tek başına bir isim gibi davranır. Buna günlük hayattan bir örnek verelim:
Sıfat Tamlaması: “Pazardan taze domates aldım.” (Taze, domatesi niteler.)
Adlaşmış Sıfat: “Pazardan taze aldım.” (Burada ‘taze’ kelimesi, ‘taze domates’ anlamını yüklenir. Domates kelimesi düşmüştür.)
Başka bir örnek daha inceleyelim:
- Asıl Hali: “Hasta insanlar dinlenmeli.”
- Adlaşmış Hali: “Hastalar dinlenmeli.” (İnsanlar ismi düştü, çoğul eki (-lar) sıfata geçti.)
Adlaşmada Çekim Ekleri: Kalan Sıfatın Yeni Görevleri
Sıfat, ismin görevini üstlendiğinde, ismin alabileceği tüm çekim eklerini (çoğul eki, hâl ekleri, iyelik ekleri) de üzerine alır. Bu, onun artık cümle içinde özne, nesne, dolaylı tümleç gibi farklı görevlerde bulunabilmesini sağlar.
Örneklere bakalım:
- Çoğul Ekleri: “Bizimkiler” (Bizim olan insanlar/eşyalar)
- Belirtme Hâli (-i): “Kırmızıyı çok sevdim.” (Kırmızı renkli şeyi/elbiseyi)
- Yönelme Hâli (-e): “Güzellere baktı.” (Güzel olan kişilere/şeylere)
- Ayrılma Hâli (-den): “Yüksekten korkuyorum.” (Yüksek olan yerden)
Unutmayın, adlaşmış sıfatın aldığı tüm bu ekler, aslında düşen isme ait eklerdir.
Örneklerle Konuyu Pekiştirelim
Şimdi konuyu daha net anlamak için sıfat tamlaması ile adlaşmış sıfat arasındaki farkları karşılaştıralım. Bu tablo, olayın mantığını kafanızda oturtmanıza yardımcı olacak.
| Sıfat Tamlaması (İsim Var) | Adlaşmış Sıfat (İsim Yok) | Açıklama |
|---|---|---|
| Yaramaz çocukları uyardık. | Yaramazları uyardık. | Çocuklar ismi düştü, çoğul eki sıfata eklendi. |
| Soğuk havayı hiç sevmem. | Soğuğu hiç sevmem. | Hava ismi düştü, belirtme hâli eki (-u) sıfata eklendi. |
| Yeşil elbiseyi denedi. | Yeşili denedi. | Elbise ismi düştü. |
| Sıcak yemekler hemen bitmiş. | Sıcaklar hemen bitmiş. | Yemekler ismi düştü. |
Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar
Gençler, testlerde sizi düşürmeye çalıştıkları birkaç ince nokta var. Gelin, bu tuzaklara yakalanmayalım!
Sıfat Fiiller (Ortaçlar) ve Adlaşma
Türkçede sıfat görevinde kullanılan bir diğer sözcük türü de sıfat-fiillerdir (-an, -ası, -mez, -miş, -dik, -ecek, -r ekleriyle oluşur). Sıfat-fiiller de tıpkı normal sıfatlar gibi adlaşabilirler. Hatta adlaşmış sıfatların büyük bir kısmı sıfat-fiillerden oluşur.
- Örnek 1: “Kaza yerindeki yaralanan insanlar hastaneye kaldırıldı.”
- Adlaşmış Hali: “Kaza yerindeki yaralananlar hastaneye kaldırıldı.” (Burada ‘yaralanan’ sıfat-fiili adlaşmıştır.)
- Örnek 2: “Kimse tanıdık yüzler görmedi.”
- Adlaşmış Hali: “Kimse tanıdık görmedi.”
Adlaşmış Sıfat mı, Yoksa Türemiş İsim mi?
Bu, en sık yapılan hatadır! Eski ders notlarınızda da bu karışıklığı görmüş olabilirsiniz. Adlaşmış sıfat ile sıfattan türemiş isim (yapım eki alan isim) birbirinden farklıdır.
Adlaşmış Sıfat: Sözcük, ismin yerine geçer ama hala sıfat kökenlidir ve genellikle isimdeki çekim eklerini alır. (Örn: Güzel -> Güzeller)
Türemiş İsim: Sözcük, sıfat kökünden bir isim yapım eki (-lik, -ci, -sız vb.) alarak tamamen yeni bir isim haline gelmiştir. Bu artık sıfat değildir.
Karşılaştıralım:
1. Adlaşmış Sıfat: “O, her zaman doğruyu söyler.” (Doğru sözü/şeyi)
2. Türemiş İsim: “Onun için doğruluk çok önemlidir.” (Doğru olma hali)
Gördüğünüz gibi, ikinci örnekte (-luk) eki, sözcüğü kalıcı olarak isim yapmıştır. Bu, adlaşmış sıfat değil, türemiş isimdir.
Adlaşmış Sıfatların Cümledeki Görevi
Adlaşmış sıfatlar, düşen ismin görevini üstlendiği için cümlede pek çok farklı öge olarak kullanılabilirler. Artık sadece “niteleme” göreviyle sınırlı değillerdir.
Adlaşmış sıfatlar cümlede genellikle şu görevleri üstlenir:
- Özne: Küçük, annesini görünce ağladı. (Küçük çocuk/bebek)
- Nesne (Belirtili/Belirtisiz): Bütün eskileri çöpe attık. (Belirtili Nesne)
- Dolaylı Tümleç: Yaralılara hemen yardım ettiler. (Yaralı insanlara)
- Yüklem: Bu mahallenin en çalışkanı bendim. (Bu örnekte adlaşma yoktur, zamir görevindedir, dikkatli olmalıyız. Ancak “Bu araba kırmızıdır” gibi bir cümlede yüklem olabilir.)
- Tamlayan: Zenginlerin hayatı hep merak edilir. (Zengin insanların)
Bizim için önemli olan, sözcüğün cümlede isim gibi davranıp davranmadığıdır. Eğer bir isim yerine kullanılmışsa ve ismin eklerini almışsa, o bir adlaşmış sıfattır.
Türkçemiz, bu tür yapılar sayesinde hem daha akıcı hem de daha zengin hale gelir. Bir metni okurken gereksiz tekrar duymamamızın en büyük nedenlerinden biri de adlaşmış sıfatların varlığıdır. Bu konuyu hallettiğimize göre, artık testlerde karşınıza çıkan hiçbir sorudan korkmanıza gerek yok. Başarılar dilerim!







