Türk Edebiyatı -Beş Hececiler

Edebiyatın Süper Beşlisi: Beş Hececiler Kimdir ve Neden Bu Kadar Önemliler?

Merhaba gençler, edebiyatın en hareketli dönemlerinden birine ışınlanıyoruz!

Bugün, şiirimizde devrim yapan, Türkçenin saf sesini yakalayan ve adeta bir süper kahraman takımı gibi ortaya çıkan Beş Hececiler grubunu masaya yatırıyoruz. Bu beş usta, o dönemin ağır ve anlaşılmaz şiir diline karşı çıkıp, halkın konuştuğu dille, yani hece ölçüsüyle şiir yazarak edebiyatımızın yönünü değiştirdi. Hazır mıyız? O zaman başlayalım!

Beş Hececiler (Hece’nin Beş Şairi) Kimdir?

Beş Hececiler, 1911-1926 yılları arasında Milli Edebiyat akımının etkisiyle, şiirde tamamen hece ölçüsünü ve sade Türkçeyi savunan, memleket sevgisi, Anadolu ve günlük yaşam temalarını işleyen beş şairden oluşan edebi topluluktur. Bu beş şair; Faruk Nafiz Çamlıbel, Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Yusuf Ziya Ortaç ve Orhan Seyfi Orhon’dur. Aruz ölçüsünü tamamen terk edip, Türk şiirinin gerçek sesini bulmayı amaçlamışlardır.

Peki, Neden Tam O Dönemde Ortaya Çıktılar? (Hikayenin Başlangıcı)

Arkadaşlar, edebiyat akımları genelde bir önceki akıma tepki olarak doğar. Beş Hececiler de böyle bir tepkinin ürünü. Onlar sahneye çıkmadan önce şiirde iki büyük akım vardı: Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati. Bu akımların şairleri, şiirlerinde çok ağır bir dil, anlaşılmaz Arapça ve Farsça tamlamalar kullanıyorlardı. Şiir sanki sadece yüksek sosyetenin okuyabileceği kapalı bir kutuydu.

İşte tam bu sırada, Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin gibi ustaların başlattığı Milli Edebiyat hareketi rüzgarı esmeye başladı. Onlar dedi ki: “Bizim dilimiz sade olmalı, ölçümüz de bize ait olmalı!” Beş Hececiler de bu rüzgarı arkalarına alarak, şiirde aruz ölçüsüne (ki bu ölçü Arap ve Fars edebiyatından gelmişti) tamamen sırt çevirdi ve Türklerin doğal ritmi olan hece ölçüsünü bayraklaştırdı.

Hece Ölçüsü Neden Beş Hececiler İçin Bir İdeolojiydi?

Hece ölçüsü, Türklerin tarih boyunca kullandığı, halk ozanlarımızın binlerce yıldır âşık atışmalarında kullandığı doğal ölçümüzdür. Aruz ölçüsü ise uzun ve kısa hecelerin ahengiyle oluşur ve Türkçenin yapısına tam oturmazdı. Şairler, aruza uydurmak için kelimelerin telaffuzunu zorlamak zorunda kalıyordu.

Beş Hececiler, hece ölçüsünü sadece teknik bir araç olarak görmedi. Onlar için hece ölçüsü:

  • Milli Kimlikti: Türkçenin saf ve doğal sesini temsil ediyordu.
  • Anlaşılırlıktı: Şiiri saraylardan ve konaklardan alıp halkın arasına indirdi.
  • Samimiyetti: Şairler, yapmacık söylemlerden kurtulup daha içten konuları işleyebildi.

Bu beş şair, hece ölçüsünü sadece kullanmakla kalmadı, onu geliştirdi de. Özellikle 7’li, 8’li ve 11’li hece kalıplarını ustalıkla kullandılar. Hatta Faruk Nafiz, hece ölçüsüyle yazarken aruz ahengini yakalamayı bile başarmıştır!

Beş Hececilerin Ortak Özellikleri (Sınavlık Bilgiler)

Bu grubun üyeleri farklı kişiliklere sahip olsa da, onları bir araya getiren ve sınavda karşımıza çıkacak temel özellikler şunlardır:

  • Ölçü: Şiirde sadece ve sadece hece ölçüsünü kullandılar. Aruzla tamamen vedalaştılar.
  • Dil: Konuşma dilini şiire taşıdılar. Sade, anlaşılır ve yapaylıktan uzak bir Türkçe kullandılar.
  • Tema: Bireysel duyguların ötesine geçerek Memleket Edebiyatı akımına destek verdiler. Anadolu, yurt güzellikleri, vatan sevgisi ve kahramanlık en sık işledikleri temalardır.
  • Başlangıç: Aslında hepsi şiire aruzla başlamış, daha sonra Ziya Gökalp’in etkisiyle heceye geçmişlerdir.
  • Biçim: Dörtlük nazım birimini kullandılar ancak modern şiire geçişi hızlandırmak için yeni nazım biçimleri ve kafiye düzenleri denediler.
  • Akım: Milli Edebiyat akımının şiirdeki en güçlü temsilcileri oldular.

Beş Büyük Usta ve Akılda Kalıcı Kodları

Bu beş şairi karıştırmamak için onların en belirgin özelliklerini ve kodlarını öğrenelim. Unutmayın, her birinin edebiyatımıza kattığı lezzet farklıdır.

Faruk Nafiz Çamlıbel: Memleket Edebiyatının Mimarı

Faruk Nafiz, grubun en güçlü ve en üretken ismidir. Ona “Sanat” şiiriyle bir selam çakalım. Bu şiir, adeta grubun manifestosu gibidir.

“Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken / Yazılmamış bir destan gibi Anadolumuz.”

Onun şiirlerinde sadece aşk değil, Anadolu’nun zorlu yaşamı, doğal güzellikleri ve vatan sevgisi de vardır. Özellikle “Han Duvarları” eseri, Anadolu yolculuğunu anlatan eşsiz bir yapıttır ve memleket edebiyatının zirvesidir. Aynı zamanda başarılı bir tiyatro yazarıdır.

Yusuf Ziya Ortaç: Mizah ve Dergi Adamı

Yusuf Ziya, sadece şair değil, aynı zamanda çok önemli bir yayıncı ve mizah yazarıdır. Onun en büyük katkısı, edebiyat dünyasına yön veren “Akbaba” dergisini çıkarmasıdır. Mizahi yönü ağır basar ve şiirleri genellikle daha hafiftir, okuyucuyu yormaz.

Kodlama: Ortaç’ın adında “orta” kelimesi var. O hem şiirde hem de mizahta dengeyi bulmuş, edebiyatın ortasında güçlü bir yayıncılık yapmış. (Akbaba Dergisi’ni unutma!)

Orhan Seyfi Orhon: Lirik Şair ve Aşkın Sesi

Orhan Seyfi, Beş Hececiler içinde en çok aşk ve kadın temalarını işleyen şairdir. Şiirleri oldukça duygusal ve lirik bir tona sahiptir. Hece ölçüsüyle çok başarılı gazeller yazmıştır. Şiirlerinde bazen hüzün, bazen de ince bir mizah görülür.

Kodlama: Orhon, Orhan Veli’den önce “Orhan” ismini lirik şiirle özdeşleştirdi. Aşk ve hüzün onun şiirlerinin baş tacıdır. “Fırtına ve Kar” en bilinen eserlerindendir.

Enis Behiç Koryürek: Denizler ve Gizemli Temalar

Enis Behiç, grubun en farklı ve egzotik konuları işleyen üyesidir. İlk şiirlerinde aşk ve kadın temaları varken, heceye geçtikten sonra denizcilik, gemicilik, korsanlık ve kahramanlık gibi epik konulara yönelmiştir. Daha sonra ise tasavvufi ve mistik konulara eğilmiştir.

Kodlama: Koryürek, “korkusuz yürek” çağrışımı yapsın. O, şiirlerinde korsanlar, gemiciler ve egzotik yerlerle maceraya atılır.

Halit Fahri Ozansoy: Tiyatro ve Ölüm Teması

Halit Fahri, şiirlerinin yanı sıra tiyatro alanında da önemli eserler vermiştir. Grubun diğer üyeleri gibi hece ölçüsünü benimsemesine rağmen, onun şiirlerinde hüzün, melankoli ve ölüm teması sıklıkla karşımıza çıkar. Aruzla veda etme serüvenini anlatan bir şiiri de vardır.

Kodlama: Ozansoy, “ozan soyundan geliyor” ama şiirlerinde biraz “hüzün” var. Tiyatrocu yönü de kuvvetlidir.

Beş Hececileri Tek Bakışta Anlama Tablosu

Bu beş ustayı sınavda karıştırmamak için en önemli özelliklerini ve eserlerini bu tabloda topluyoruz. Bu tabloyu not defterine yapıştırmayı unutma!

ŞairÖne Çıkan Tema / KonuAkılda Kalıcı EseriEk Bilgi (Sınav Tüyosu)
Faruk Nafiz ÇamlıbelMemleket Edebiyatı, Anadolu, AşkHan Duvarları, Çoban ÇeşmesiGrubun en güçlü temsilcisi. “Sanat” şiiri manifestodur.
Yusuf Ziya OrtaçMizah, Güncel Yaşam, EleştiriAkından Akına, Cenk UfuklarıMeşhur mizah dergisi “Akbaba”yı çıkarmıştır.
Orhan Seyfi OrhonLirik Aşk, Hüzün, DuygusallıkFırtına ve Kar, Peri Kızı ile Çoban HikayesiHeceyle başarılı gazeller yazmıştır.
Enis Behiç KoryürekKorsanlık, Denizcilik, Epik, MistisizmMiras, Güneşin ÖlümüTemaları en egzotik olan şairdir.
Halit Fahri OzansoyÖlüm, Melankoli, HüzünEfsaneler, Cenk DuygularıAynı zamanda tiyatro yazarıdır.

Neden Bu Beşli Türk Edebiyatı İçin Dönüm Noktası Oldu?

Beş Hececiler, sadece şiir yazmakla kalmadılar, aynı zamanda edebiyatın toplumsal görevini de üstlendiler. Onların eserleri sayesinde Türk şiiri, hem dil hem de içerik açısından modernize oldu.

Eğer Beş Hececiler olmasaydı, Türk şiirinin halkla buluşması çok daha uzun sürebilirdi. Onlar, Cumhuriyet dönemi şiirine sağlam bir zemin hazırladılar. Onlardan sonra gelen Cahit Sıtkı Tarancı, Necip Fazıl Kısakürek gibi büyük ustalar da hece ölçüsünü kullanarak harika eserler verdiler. Yani bu beşli, bir köprü görevi gördü.

Unutmayın, edebiyat sadece okumak değildir; aynı zamanda o dönemin ruhunu, nedenlerini ve sonuçlarını anlamaktır. Beş Hececiler’i anladığınızda, Milli Edebiyat’ın gücünü ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki sanat anlayışını da çözmüş olacaksınız.

Benzer Dersler